Loading...

8 Aralık 2009 Salı

Ne Meşale Ne Sis Bombası Barut Yakıyoruz Barut...!


Sene 86-87 sezonu bir sene sonra 1.lige cikiyoruz ama bu hikaye kacan bir sampiyonlugun hikayesidir.

O sene en ciddi rakip(kadro olarak yani) Sakaryaspor.Onlarla cekisiyoruz.Ilk mac Sakarya'da oynanmis ve herhangi bir catismaya polis&asker izin vermemis.Ben o deplasmana gidememistim ama bayagi bir taslasma olaylari olmus bizden bir kac kisinin kafasi gözü filan yarilmis tabii.E adamlar yakin dövüs uzmani böyle mancinik savaslarina yatkin degiller

Ikinci mac Konya'da...Tüm hazirliklar gelmesi beklenen Tatangalar icin yapilmis.Ancak mac öncesi bizim muhtelif sote yerlerimiz polis tarafindan basilip emanet tarzi seyler toplaniyor.Kulübe gidip yardim istiyoruz bazi yöneticilerden ama pek destek alamiyoruz.Cünkü cok gergin bir atomsfer var sehirde ve kimse olasi cikacak vukuatlarin sorumlulugunu almak istemiyor.

Tamam diyoruz ...O zamanlar öyle mesale filan olayi yok tabi ki.Milan'in,Barca'nin maclarinda yaratilan renkli tribün atmosferini görüp ;
"Ulan nasil yapiyorlar bunlari ,Türkiye'de nerede buluruz bu aletleri diye kafa patlatiyoruz."
Sonra bizim sivri zekalardan birisi ;
"Abicim karabarut yakalim ,ayni duman o da cikarir diyor"
Iyi diyoruz Av malzemeleri satan bir dükkanda calisan arkadastan iki bucuk kilo karabarut aliyoruz.

Bizim Nalcacililar o yillarda maratonda kale arkasina yakin yerde oturuyor normalde.Ama deplasman seyircisi gelince hemen yakin temas olsun diye yanlarina oturuyoruz.
Deplasmanda kapaliyi maraton tarafindan karsina alinca,kapalinin soluna oturtuluyor.2000 kisilik bir yer ayrilmis ve 3-4 metrelik bariyerlerle ayrilmis durumda.

Neyse biz hazirliklari yapiyoruz,konfeti,serit olayi had safada polis tribünde hemen önümüde.Barutu takim sahaya cikarken yakacagiz ama lavuk emniyetin adamlari hep karsimizda.Emniyet amiri de karsimizda tam barutu dökecegimiz tribün duvarinin dibinden ayrilmiyor ki opersyonu yapalim.
Sakarya seyircisini polis ,getirilen takviye mavi berelilerle birlikte mactan yarim saat önce tribüne sokuyor.
Karsilikli tezahüratlar yapiliyor ama henüz küfür yok.Polis devamli aramizda "küfür edeni aliriz muhabbeti yapiyor"
Takim sahaya cikti cikacak hala barutu dökememisiz.Belki de Türkiye'de bir ilki gerceklestirecegiz bu sayede ama firsat yok.

O ara maraton tarafinda bir 6X4 lük resimli bir pankart asiliyor tribüne.Bir seytan resmi karikatürize edilmis ve altinda kocaman O...Cocugu I...Nezihi yatiyor.Yani daha sonra Fener'e giden deli Nezihi.Sakaryaspor'un da kaptani ayni zamanda.

Hepimiz bu süprize gülerken Sakarya'nin amigosu "Tombik" polislere bir seyler anlatiyor.Elinde de bir demet cicek var.Anlasiliyor ki cicegi bize verip ortami yumusatacak.Cünkü beraberlik Sakaryarspor'a yariyor.Ve sakin sükut bir mac istiyorlar belli ki.

Aramizda ki bazi tecrübeli abiler "Tamam diyor kabul edelim cicegi ve sadece takima destek verelim ki bizim oyuncularinda stresi azalsin"

O arada genc yeteklerden Murat diye bir arkadas ki yasi 23 filan ama deve gibi bir tip.1,95 boy 120 kilo filan baba.

Sahaya pankart asacagim bahanesiyle bir iki arkadasiyla giriyor.Hemen tellerin önünde arker barikatinin dibinde duruyor.Tombikte yaninda polislerle ,elinde cicek bizim tribüne geliyor bu arada.Bizim amigolardan birisi Tombik'i karsilamak icin ayaga kalkip polisllerin oraya ilerlemeye calisirken.Bu Murat firlayip Tombik'e doru kosmaya basliyor.

Aha diyoruz herif erken davranip amigoculuk oynamaya calisiyor.Tribünde etkin olmak icin elinden geleni yapan birisi cünkü.

Yaklasiyor yaklasiyor....biraz yavasliyor O'na elini uzatan Tombik'i önce sertce kendisine dogru cekiyor ve küüüüüüt ....

Murat'in kafasi (centilmen)Tombik'in suratinda patliyor...Biz de tribünde ses cikarmadan bu seramoniyi izleyen Sakarya'lilar kadar saskiniz o an.

Adamcagiz yere iniyor ama cografya dagilmis,karzma sifira inmis...Agzindan burnundan kanlar bosaliyor.Polis asker oraya yigiliyor...

Yuhh lan diyoruz aramizda ayip etti herif...Her ne kadar sahada kapissak ta...su hareket sik olmadi simdi.
Tabi o yillarda böyle Anadolu dostlugunu filan kaziyon,düsünen bile yok...Bu olaya gülüp eglenenler de var elbette.Skaryaspor seyircisi cilgina dönüyor ve küfür patliyor bir anda.Tam bu sirada takimlar sahaya cikiyor...Önce konuk takim arkasindan Konyaspor.Konfeti ve seritler hazir..
"Takimi tribüne cagiracagiz sonra ,atilacak malzeme" diyoruz ama dinleyen kim...Heyecanla 5-10 serit atiliyor sahaya...Biz seritleri atan adamlara daliyoruz direkt.Kendi kendimize kavgaya tutusmusken ,takim tribüne yaklasiyor.
Elele karsimiza dikilen takimin üzerine konfetiler,seritler yagarken bir anda ortaligi kesif bir barut kokusu kapliyor,gözgözü(Göztepe degil ) görmüyor.

Meger Murat düdügü bu olayi iki dakikada planlamis.O bu eylemi yaparken ,yakin arkadaslari dikkatleri Tombik'e yönelen emniyetin yarattigi boslukta hemen barutu hizla 50-60 metre kadar döküp takim gelince yakmislar.

Harika bir görüntüydü ama habersiz bir aksiyor olunca kasi ,kirpigi yananlar ortaligi birbirine katiyordu..."Kim yapti lan bunuuu ?"

Rakip bile afallamisti bu görüntü karsisinda.

evre arasinda ise catisma yogunlasti ve tuvaletlerden kirilan lavabo ve fayans parcalari rakibin üzerine yagdi...Tabii sonrada aynen bize geri geldi bu parcalar ama sikisik düzende oturan ve kacacak yeri olmayan Sakarya seyircisi aclilan tel kapidan ambulanslara alindi.Bayagi bir zahiyat olmustu yani.
En manyak olay ise pet şişelere işeyen bazi tiplerin bunlari karsi tribüne firlatmalariydi ki görüntü cok komikti...Havada ucusan zeytinyagi siseleri gibiydiler... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder